Şirketler veya Kurumların çoğu dijital dönüşümü sadece teknolojik değişim olarak değerlendiriyor ve bundan dolayı çoğunlukla başarısız olmaya mahkum olurlar. Dijital dönüşüm sürecinde en önemli unsur, yapılan çalışmaların geri dönüşümü tekrar insana olmasıdır. Bu çoğu zaman unutuluyor! İnsanlarında özgünlük ve anlamlılığın yüksek bir değer temsil ettiğinden dolayı, zamanımızda yeniden değer kazanmaktadır.

Teknolojik değişimin içinde bulunduğumuz çalışma ortamında, dijital dönüşüm gerçekleşmiş olsa da problemlerin aynı olduğunu görürüz. Evet, dijital dönüşüm sonrasında daha hızlı, daha ulaşılabilinir, daha verimli oluyoruz, ama bu durum insanları daha mutlu ve memnun yapıyor mu acaba? Bence yapmıyor, çünkü hastalık istatistiklerine baktığınızda burnout, depresyon ve benzeri vakalar yaşadığımız ve gittikce dijitalleşen dünyamızda artmaktadır. Japonya da bu olumsuz stres den oluşan ölüm sebeplerine kelime bile bulmuşlar: Karoshi

Dijital dönüşüm, çevik ve değişim gibi kelimeler günümüzü ve iş hayatımızda gündemimizi belirleyen konulardır. Evet, teknolojik yenilikler kısa zaman içinde değişiyor ve bu değişim ile beraber kaynak olarak nitelendirdiğimiz insan da değişmesi gerekiyor. İnsanlar bu değişimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için çalışma ortamında heyecan, yaratıcılık ve anlamlılık şekillendirmek gerekiyor.

Her tür değişiklik, doğru yolda olmanın, net bir stratejinin olmasının ve neden o yola gitmek istediğinizi iletebilmenin, güvenliğini gerektirir.

Şu an dikkatimiz, dijital dönüşüm akımına odaklanmış olsa ve gündemimizi belirlese bile, ana problemin başka alanda olduğuna inanıyorum. Bu akım ne kadar önemli olsa da, akımın içinde bulunan insanlarla ilgili soruları da kendimize sormamız ve çözmemiz gerekiyor. Sorulardan birkaç tanesi şunlar olabilir.

  • Çalışanların iş ortamı değiştiğinde oluşan gerginlikler. Misalen tek kişilik bürolardan büyük büro formatına geçildiğinde çalışanların alışma sürecindeki gerginlikler,
  • veya artık sabit bir çalışma masasının olmaması,
  • pahalı alınan bir programın çalışanlar tarafından niçin kullanılmadığı gibi.

Dijitalleşme sürecinde odak noktamız tek olarak dijital dönüşüm değildir! Bu sürecin içinde bulunan insanlar da aynı ilgi ve alakayı göstermemiz gerekiyor. Bu da çalıştığımız insanları karar mekanizmalarına entegre ederek saygınlık gösterir ve bundan dolayı samimi bir ortam oluşmasını sağlarsınız. Bu gösterilen ilgi, başarı getirir. Gösterdiğiniz samimiyet, yetenekli olan pırlantalarınızın başka şirketlere ayrılmasını engeller ve şirket/kurumunuza daha sıkı bağlar, hatta dışarda olan pırlantaları bile şirketinize çekersiniz!

Güven, anlamlılık ve saygınlık daha verimli süreçler ve teknolojiye odaklanarak kazanılamaz.

Dijital dönüşüm sadece teknoloji ve süreç içerikli bir dönüşüm değildir. Ruhsal dönüşümü de içermektedir. Dijital dönüşümde ve bununla birlikte uygulanan yeni süreçler ve iş akışları arkasında bulunan insanlar yaptıklarının anlamını bilerek davranıyorsa, şirket veya kurumunuzun ilerdeki yenilik ve dönüşümlerde endişelenmenize gerek kalmaz ve geleceğe doğru sağlıklı adımlar atabilirsiniz!