Bir iş yerinde, iletişim kanalları vücuttaki damarlara benzer; açık oldukları sürece içinde bulundukları sistemin en uç noktalarına kadar ulaşıp hayat verirler. Sistem saat gibi çalışır, insanlar mutlu ve üretken, iş yeri başarılı ve itibarlıdır.

Doğal iletişim akışının çeşitli engellerle kısıldığı veya tıkandığı bir iş yerinde ise çalışanlar arasında ilişkiler zayıflar, güven duygusu sarsılır, birlik ruhu dağılır; kısacası hayat belirtileri kaybolmaya başlar.

İletişim kanallarının açık ya da tıkalı olması iş yerindeki genel davranış biçiminin bir sonucudur. Davranışlar algıların -kimi zaman da ön yargıların- etkisiyle şekillenir ve sistematik bir tavır olarak hedefe yönelir. Amacını aşan bazı tavırlar personelin iş kariyerinde, hatta tüm yaşamında derin kırılmalara yol açabilir. Dikkat edilmesi gereken, her insanın onurunun dokunulmaz olduğudur.

Düşünelim, gücünü makamından alan, emirler yağdıran, kibirli bir amirle mi çalışmak isteriz; makamını aşan değerlere sahip, paylaşarak öğreten, alçak gönüllü bir amirle mi?

Bütün çalışanlara…

  1. Arkadaşlarınıza tebessüm etmeyi, selam vermeyi, hal hatır sormayı, iletilerine kısacık da olsa karşılık vermeyi önemseyin.
  2. Yardım edenden bilgi paylaşana, dikkatle dinleyenden hatanızı düzeltene, evrak getirenden telefon bağlayana kadar iş hayatınıza dokunan herkese teşekkür edin.
  3. Arkadaşlarınıza iş ailenizdeki kardeşleriniz gibi davranın, samimi ve hoşgörülü olun, ayrıldığınız değil ortak yönlerinizi öne çıkararak uzlaşma ve dayanışma kültürü oluşturun.
  4. Çoğu kırgınlıklar eksik iletişim ve yanlış anlamadan kaynaklanır. Elinizi uzatarak, özür dileyerek, arkadaş yardımı alarak en kısa sürede barışmaya çalışın.
  5. Dolaylı ve gizli iletişim işyerinde kuşku ve güvensizlik duygusu yayar. Doğal iletişim kanallarını hep açık tutun ve yalnız bunları kullanın.
  6. ‘Siz’ sözcüğü güvenlidir; ama aranızdaki yakınlık birbirinize ‘sen’ dedirtebilir. Ancak ‘sen’ dediğinizden ‘siz’ beklemeyin. Bu sözcükleri üst/ast olmakla ilişkilendirmeyin.
  7. Ekip ruhuyla çalışın. Başkalarından daha yetenekli olduğunuz alanlarda birlikte emek verip, ‘Bu bizim eserimiz.’ diyeceğiniz ve ortak gurur yaşayacağınız yeni şeyler üretin veya geliştirin.
  8. Mütevazı olun, yardım etmeyi sevin; işinizden ne alacağınızdan önce işinize ne verebileceğinize odaklanın; öğrenmeyi, üretmeyi ve başarmayı amaç edinin; işinizi tutkuyla, en iyi şekilde yapın.
  9. İlgi duyduğunuz, yararlı gördüğünüz konularda araştırmalar, özgün çalışmalar yapın ve bunları paylaşın. Eserinizi yaymanın ve çevrenizle ilişki sağlama veya geliştirmenin değerini hissedin.
  10. Kuruluşunuzun -varsa- üretim birimlerini, atölyelerini, şantiyelerini ziyaret edin. İşin zorluğunu, çalışanın alın terini, emeğin değerini görün ve takdir edin; bunları iş ilişkilerinizde dikkate alın.
  11. İhtiyacı olan her arkadaşınızın yardımına koşun. Ama yaptığınız iyilikleri hatırlamayın ve asla hatırlatmayın; size yapılan iyilikleri ise unutmayın.
  12. ‘Diklenmeyin ama dik durun.’, ‘Söylenmeyin; söyleyin.’ İdealleriniz için mücadele edin; ama bunu yaparken başkalarını karşınıza almayın, onları incitmeyin. Kendinize güvenin; düşüncenizi tereddüt etmeden, etrafa fısıldamadan, açık olarak ifade edin.
  13. İşyerinde tatlı rekabetlere girmeniz size de, işe de katkı sağlar; ama bunu alınganlık, dargınlık noktalarına getirmeyin. Erdemli bir insan olarak arkadaşlarınızın başarısına da alkış tutun.
  14. Yönetimle sorun yaşayan bir arkadaşınızla aranıza mesafe koymayın; kendinize olan saygınızı düşünün. Empati yapın ve ilgiye en çok ihtiyaç duyduğu süreçte onu yalnız bırakmayın.
  15. Kendisinden yeni bir şey öğrenilmeyen iş arkadaşı yoktur. Her fırsatta ya arkadaşlarınıza bir şeyler öğretiyor ya da onlardan bir şeyler öğreniyor olun. Zamanınıza değer kazandırın.
  16. Arkadaşlıklarınızı yıllara ya da makamlara feda etmeyin. İş hayatının ömür boyu sürebilecek yegâne kazanımı olan bu dostlukları köşe-bucak arayacağınız günlerinizin geleceğini unutmayın.
  17. Kuruluşundan beri her çalışanın işyerinizdeki emeğini takdir edin; sizden öncekileri iyilikle anın. Kurum hafızasını yaşatın; bir iletişim ağıyla dün ve bugünün çalışanlarını buluşturmaya çalışın.
  18. Bir görevin devri sırasında işyeri geleneklerine, etik değerlere ve arkadaşlık hukukuna saygı gösterin.
  19. Görevinizden ayrılırken, en büyük pişmanlığı kırdığınız kalpler için duyacaksınız. Böylesi ağır yükü taşımak istemiyorsanız, mesai arkadaşlarınıza karşı her zaman duyarlı ve nazik olmayı karakter edinin.
  20. Mükemmel ilişki ve iletişimin anahtarı olan şu hadisi yaşam rehberiniz edinin: ‘İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır.’

yöneticilere…

  1. Hiçbir makam, personelinize karşı yüksek sesle, kaba üslupla, küçümseyici tavırla konuşma; onların cesaretini kırma ve gururunu incitme hakkını size vermez. Personelin hatası varsa, onu değil hatasını eleştirin; amaç onu utandırmak olmasın, hatadan ders alınması olsun.
  2. Geleceğiniz yere bilgi, deneyim ve yeteneğinizle gelin. Personelin sizden öğreneceği farklı birikimleriniz, örnek alacağı farklı özellikleriniz olsun. Eksikleriniz varsa da, öğrenerek giderin.
  3. Amir olarak önceliğiniz personelinizin mutluluğu olsun. Küçük bir jest, biraz ilgi, kısa bir diyalog bile onlarda karşılık bulur; ama siz daha fazlasını vermeye çalışın.
  4. Bilgi, yetenek ve çalışkanlığıyla öne çıkan personelinizi zenginliğiniz olarak görün ve ellerinden tutun. Kıskançlık duygusuna kapılarak onları değersizleştirme, pasifleştirme gibi ilkel yollara başvurma tuzağına düşmeyin.
  5. Bir personelle sorun yaşarsanız hemen yetkinize başvurmayın veya üst amire şikâyet etmeyin. Zor ama doğru olanı yapın ve sorunu kendi aranızda konuşarak, sükûnetle çözmeyi deneyin.
  6. Astınıza bağlı bir personelle astınız hakkında asla görüşmeyin, eleştirel söz etmeyin, ettirmeyin. Bir birimi arar veya ziyaret ederken birim amirini atlayıp astını muhatap almayın. Bu zaafların astla üstü birbirine mahcup ederek ilişkilerde çok derin yaralar açacağını aklınızdan çıkarmayın.
  7. Bilgi alış verişi için herkesle iletişim kurulabilir; ancak, bir personel yalnız bir amire karşı sorumludur. Bir amire bağlı personele (amirin üstü olsanız bile) talimat verip iş istemeyin.
  8. İş yaptırırken emir verici değil, katılımcı veya ricacı bir dil kullanın.
  9. Telefonda sert tonda ve eleştirici üslupla konuşmayın; stres yaşatılan personelle sağlıklı iletişim kurulamaz. Sadece konuşmayın; dinleyin.
  10. Kolay ulaşılabilir olun. Görüşmek isteyeni çevirmeyin; ayakta ve güler yüzle karşılayın, elini sıkın, rahat hissettirin ve dikkatlice dinleyin.
  11. Amirlik pozisyonunuzu kendi fikirlerinizi dikte etmek veya planlarınızı uygulatmak için değil; personelin çalışmalarını desteklemek, sorunlarını çözmek, ihtiyaçlarını gidermek için kullanın.
  12. Personele rastgele görevler vermeyin, yeteneklerini ortaya koyabileceği, iş tatmini duyabileceği ve değer üretebileceği işleri yapmalarına fırsat verin.
  13. Görev verirken, personelinize kendi bilgi ve yeteneğini kullanabileceği serbest bir alan bırakın. Onları yalnız emir alıp uygulayan elemanlar gibi görmeyin.
  14. İşleri sadece kendinize yakın gördüğünüz personelle yürütmeye çalışmayın; benzer pozisyondaki personelle ilişki ve iletişim düzeyiniz benzer olsun.
  15. Personelinizin önemli günlerini hatırlayın, acılı ve sevinçli anlarında yanlarında olun, başarılarını övün, iş dışında da bir araya gelmeye çalışın. İşyerinde bir sosyal pano oluşturun ve insana, işe, hayata dair yazım, çizim ve resimleri burada paylaşın.
  16. Bütün başarıları personelinize mal edin; yapılan hataları ise kendiniz üstlenin. Bu yüzden bedel ödemek zorunda kalsanız bile bunun tersini yapmayın.
  17. Bir asli göreviniz, astları üst pozisyona hazırlamaktır. Onları, birikiminizi paylaşarak, yetki ve sorumluluk vererek, karar süreçlerine katarak, vekâlet bırakarak yetiştirin.
  18. Geçmişte bazı iş arkadaşlarınızla ters düşmüş olabilirsiniz; bunları ya unutun ya olduğu zamana bırakın.
  19. Kritik konularda sorumluluk almak istemeyenler imza işini üst veya astlarına aktarmaya çalışır. Bu çekinceleri önlemek için her şartta personelin arkasında olacağınıza dair tam güven sağlayın.
  20. Maddi değeri yüksek olan hiçbir hediyeyi kabul etmeyin, teklif de etmeyin; reddedilemeyen küçük hediyeleri personelinize dağıtın.
  21. Uyum sonradan da kazanılabilir bir tavır, yetenek ise derinliği olan bir değerdir. Uyumlu kişilerle çalışmayı düşünebilirsiniz; ama sırf bu yüzden yetenekli olanları gözden çıkarmayın.
  22. Bir karar alırken deneyimli iş arkadaşlarınıza danışın, başkalarının beyin gücünden yararlanma şansınızı kullanmazlık etmeyin.
  23. İnsan israfına karşı duyarlı olun, herkesin iş yapıp değer üretme ve ülkesine borcunu ödeme hakkına saygı gösterin. Hızlı personel devirlerinin hem performansı düşüreceğini, hem iş güvencesi algısını zayıflatacağını unutmayın.
  24. Tüm müşteri ve tedarikçilerinize aynı mesafede durarak personelinize örnek olun. Toplantılara ilgili ekibinizi de çağırın ve görüşmelerde aktif rol almaları için cesaretlendirin.
  25. Yerine getiremeyeceğiniz hiçbir konuda personelinize söz veya ümit vermeyin. Ne onlara hayal kırıklığı yaşatın, ne de kendi saygınlığınıza zarar verin.
  26. Personeli işinden, ailesinden veya yaşadığı çevreden koparacak bir karar alırken çok iyi düşünün. Çalışanınıza ve onların ailelerine yapacağı sosyal, ekonomik ve ruhsal etkileri dikkate almadan ve vicdanınızın denetimine başvurmadan bu tür kararlarınızı uygulamaya koymayın.
  27. Bir personelle yolunuzu ayırmak istediğinizde bunu sürpriz bir bildirimle yaparak insan onurunu ve kurumsal vefayı hafife almayın. Personelinizle konuşun, mümkünse bu tasarrufun gerekçesini anlatın, yaptığı hizmetler için teşekkür edin ve seçeneklerini düşünmesi için biraz zaman tanıyın.
  28. Personelin pozisyonlarını ve görevlerini belirlerken iş barışına, birlik ruhuna, iyi ilişkilere ve doğal iletişime zarar vermeyecek bir hakkaniyeti ve adaleti sağlamaya büyük özen gösterin.
  29. Kariyer yolunda bilgi, beceri, yetenek, deneyim gibi vasıfların şansın önüne geçmesi için çaba gösterin, metotlar geliştirin. Yeni eleman alırken de tek ölçütünüz kişinin ‘işinize katacağı değer’ olsun.
  30. Personelle ilişkilerinizde makam ve yetkinin değil, bilgi ve deneyimin, dahası sevgi ve saygının gücünü kullanın. Bunların emir ve talimattan çok daha etkili olacağını aklınızdan çıkarmayın.

Kaynak: http://www.kariyer.net/kariyer-rehberi/is-yerinde-mutluluk-ve-basarinin-yolu-etkin-iletisimden-geciyor/