Yaşadığımız bu zamanda yani yeni normal olarak adlandırdığımız süre zarfında hiçbir çalışan extra gergin bir çalışma ortamı istemez ve kendini tatmin edici unsurlara tutunma çabasındadır. Çalışan mutsuzsa veya yönetici yapması gerekeni doğru yapmıyorsa, kısa veya orta vadede çalışan mutsuz olur ve çalışacak yeni bir yer arar. Görmek istemediğimiz yönetici tipi hala mevcuttur!

Yöneticilerin çalışan memnuniyetine kesin ve yüksek katkı sağladığını unutmayalım. Elbette her çalışan kendisi için “mükemmel” bir yönetici ister. Maalesef gerçek farklıdır! Hemen hemen her yöneticinin kendine has özellikleri vardır. Bazıları iyidir bazıları ise enerjinizi alır.

Artık görmek istemediğimiz yönetici tipi

Hızlı kızan (kolerik)

Bu tip yöentici tamamen öngörülemeyen zamanlarda düzensiz aralıklarla yersiz ucubeler yaşar. Ne yazık ki, bu kolerik yöneticinin kurbanı olmak hiç de eğlenceli olmamaktadır. Böyle bir yönetici altında çalışanlara tavsiyemiz: Dayanılmayacak seviyeye geldiğinde, bu durumun sizin için çok fazla olduğunu söyleyerek odayı terk edin. Bu durum devam edecek olursa ek destek alın!

Rüzgardaki bayrak

Bu tip yönetici esnek çalışma şeklini “Bugün böyle, yarın başka” felsefesi olarak yorumluyor. Kararlarını açık olarak duyurmaz ve duyurduğunda da çalışanlar ona güvenmez. Çalışanın bu rüzgardaki bayrağa karşı koyması çok kolaydır. Yapılacak işlerin öncelikleri ile beraber size yazılı olarak verilmesini sağlayın.Cevap vermese bile, en azından tarihli bir belgeye sahipsiniz.

Kontrol delisi

Bu tip yöneticilerde, çalışanın niçin işe aldığını merak edebilir. Delege edilen işin her adımını kontrol eder, güvenmez ve her şeyi kendi başına yapmayı tercih eder. Çalışan, bu yönetici tipine en uygun davranışı ise, çalışmanızla ilgili istenmeyen güncellemeler verin ve onu projelerinizin kısmi başarıları hakkında bilgilendirin!  Bu davranış ile size güvenebileceğini kanıtlamış olursunuz. Bu şekilde sizin daha rahat çalışma orantısız artar.

Açığa çıkaran

Toplantılarda ve genellikle toplu ortamlarda haklı olup olmadığına bakılmaksızın ekip önünde işinizi eleştirir. Toplantı esnasında bu tip yöneticiye karşı gelmek hatta bir tartışma ortamı oluşturmak çok işe yaramaz. Ancak daha sonra ikili görüşme yaparak ona davranışları hakkında ne hissettiğinizi ve kamuoyunun eleştirisinin de takımdaki performansınızı düşürdüğünü söylemelisiniz.

Fikir hırsızı

Bu tip yönetici çalışanların fikirlerini alır ve toplantılarda kendi fikri olarak pazarlar. Böyle bir durumu farkettiğinizde anında karşı koymak yerine, yöneticinizle ikili bir görüşme yaparak yapılan yanlışı düzeltmeye davet etmeniz daha verimli olur! Ona doğrudan saldırmayın, konseptin bir parçası olduğunu vurgulayın. 

Yönetici olarak yanlış yapabileceğiniz bazı hususlar.

Bir yönetici olarak kendinizi yukardaki tipler içinde değilseniz sizi tebrik ediyorum. Buna rağmen yinede dikkat edilmesi gerekiyor. Aşağıda kısa başlıklarla kaçınmanız gereken yanlışları bulabilirsiniz.

  • Çalışanları selamlamamak!
  • Çalışanlara ismiyle hitap etmemek!
  • Sorumluluk almamak!
  • Daima otoriter olmak!
  • Hiçbir kurala uymamak!
  • Kararlarınıza kimseyi dahil etmemek!
  • Küstahlık sergilemek!
  • Mümkün olduğunca az bilgi vermek!
  • çalışanların açıkça moralini bozmak!
  • Verdiğiniz sözleri unutmak!
  • Çalışanların arasında çıkan çatışmalarda hiç karışmamak!
  • Sevdiğiniz çalışanları açıkça tercih etmeyin!
  • Çalışanlar hakkında dedikodu yapmak!
  • Başkaların başarılarını kendinize mââl etmek!
  • Çalışanınız ile değerlendirme toplantılarında kesintilere müsaade etmek!

Sonuç

Çeşitliliklerinde neredeyse hiçbir sınır tanımayan ve gerçek memnuniyetsizliğe, derin bir anlayış eksikliğine ve belirli bir motivasyon kaybına ve hatta çalışanların içten istifasına neden olan yöneticilerin yıkıcı davranışları realitemizi temsil etmektedir! Bu tespit ne kadar üzücü olmuş olsada gerçektir ve çalışanlar tarafından deneyim edilmiştir.

Bu durum bazen yöneticilerimizden şüphe etmize neden oluyor. İnsanlık nerede, empati nerede, çalışanlara saygı ve takdir nerede? Yöneticinin görevinin, çalışanlara liderlik etmek ve karşılıklı başarıya ulaşmak olduğu anlayışı nerede? Neden yönetici olduğunu veya yönetici olmak istediğini düşünen yöneticinin kendini yansıtma ve özgünlüğü nerede? 

Ancak: Yönetici tek olarak suçlu değildir. Elbette çalışanlar, kendilerine rehberlik edilmelerine izin vererek, yöneticinin çabalarını tanıyarak ve diğer taraftan bekledikleri gibi tepki vererek başarılı liderliğe katkıda bulunmalıdırlar. Bu yaklaşım çalışanlar tarafından yöneticiye karşı gösterilmezse, iki taraf da verimli çalışamaz.

Bununla birlikte, listelenen davranışlara bağlı kalmayan, ancak işlerine tutkuyla bağlı, çalışanlara ilham veren, saygı duyan, onlara hayranlık duyan ve onlara eşit şartlarda eşit meslektaşlar olarak davranan yöneticileri de takdir etmek istiyorum. Bu tip yöneticileri incelediğinizde, istenilen rakamlara ulaşan ve başarılı bir ekip ile karşılaşıyorsunuz. Bu yöneticiler şirkette en önemli kaynağın insanlar olduğunu anlamışlardır!

Sözlerimi Antoine de Saint-Exupéry cümleleri ile bitirmek istiyorum.

“Eğer bir gemi inşa etmek istiyorsan, insanları odun toplamak icin çağırma ve onlara görev dağıtıp iş verme. Bunun yerine onlara, denizin sonsuz büyüklüğünü arzulamayı öğret.”