⚠️ Makale Özeti: KOBİ ve Kriz Yönetimi
Ekonomik krizler KOBİ’ler için bir “varoluş” sınavıdır. Bu sınavı geçmek için duygusal değil, finansal zeka gerekir:
- Nakit Akışı Kutsaldır: Krizde şirketler zarar ettikleri için değil, nakitleri bittiği için batarlar. Her sabah banka hesabını kontrol edin, tahsilatların peşine düşün ve gereksiz muslukları kapatın.
- İletişimi Koparmayın: Tedarikçilerinizle, bankanızla ve en önemlisi çalışanlarınızla konuşun. Durumu şeffafça anlatıp “birlikte çözüm” aramak, gemiyi terk etmelerini önler.
- Fırsatı Koklayın: Çince’de kriz kelimesi “tehlike” ve “fırsat” karakterlerinden oluşur. Kriz dönemleri, rakiplerin zayıfladığı, müşterilerin daha uygun fiyatlı alternatifler aradığı dönemlerdir. Esnekliğinizi kullanın.
Giriş
Ekonomik dalgalanmalar kapıyı çaldığında büyük holdinglerin sığınacak limanları veya fırtınayı atlatacak kalın duvarları olabilir ama küçük ve orta ölçekli işletmeler için durum ne yazık ki bu kadar konforlu değildir. Bir işletme sahibi olarak sabah dükkanı açarken veya bilgisayarın başına geçerken hissettiğiniz o belirsizlik baskısını çok iyi anlıyorum. Piyasadaki en ufak bir rüzgarın bile Kobi ve Kriz yan yana geldiğinde nasıl bir kasırgaya dönüşebileceğini yaşayarak öğreniyoruz. Nakit akışının yavaşlaması, maliyetlerin artması ve müşterilerin harcama yaparken iki kez düşünmesi gibi faktörler Kobi ve Kriz denklemini çözülmesi zor bir problem haline getiriyor.
Aslında Kobi ve Kriz kavramları birbirine zıt gibi görünse de iş hayatının kaçınılmaz bir gerçeği olarak sık sık karşımıza çıkıyor. Çoğu yönetici bu dönemlerde panikleyip yanlış kararlar alabiliyor veya donup kalarak hareket edemez hale geliyor. Oysa doğru bir bakış açısıyla yaklaşıldığında Kobi ve Kriz süreci sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil aynı zamanda hantal süreçlerden kurtulma fırsatıdır. Bu yazıda ders kitaplarındaki teorik bilgilerden ziyade sahadaki gerçekliğe odaklanacağız. Amacımız Kobi ve Kriz yönetimi konusunda size uygulanabilir ve somut stratejiler sunarak geminizi güvenli sulara taşımanıza yardımcı olmaktır. Hazırsanız panik butonunu kapatıp strateji masasına geçelim ve bu zorlu dönemde neler yapabileceğimizi konuşalım.
Kobi ve Kriz: Kriz kelimesi ne anlama geliyor?
Yazımızın ana konularına geçmden kriz kelimesini kısaca tanımlıyalım:
- (Doğan, 1982: 609)
- “Bir işin, bir olayın geçtiği karışık safha”
- “İçinden çıkılması zor durum”
- “Birdenbire meydana gelen kötüye gidiş yönündeki gelişmeler ve tehlikeli an”
- (The Oxford Dictionary, 1961: 1178)
- Kriz, önemli bir gelişme veya değişme olduğunda iyileşme veya yok olmaya yönelik olarak ortaya çıkan rahatsızlık” anlamına gelmektedir.
Kobi ve Kriz: Şirketi krize sürükleyen temel unsurlar
Aşağıda sıralanan unsurlar şirketinizi krize sürükler. Kriz sinyallerini anlamanız, yorumlamanız ve değerlendirmeniz çok önemlidir. Bunları dikkat etmezseniz, kriz dönemine girmeniz kaçınılmazdır.
Kurumsal Yönetim Eksikliği
Şirket sahibi, şirketi istikrarlı bir şekilde tutucu ya da diktatörce yönetir. O herşeyle ilgilenir ve yalnız başına karar verir. O tamamen bunalmış, sürekli zaman sıkıntısı yaşayan, önemli konuları işlemeyen ve uzun vadeli düşünceleri olmayan biridir.
Organize Eksikliği
Şirkette net bir yapı bulunmamaktadır. Sorumluluklar belirlenmemiş ve şirketin organizasyon şeması hatta iş tanımı mevcut değildir. Açıkça tanımlanmış bir uyarı sistemi bile yoktur.
Bilgi Açıkları
Şirket yönetiminin, en önemli (kilit) rakamlardan haberdar değildir. Verimlilik analizi yapılmaz, saat ücretine göre verimlilik oranı değerlendirmez, çalışanın başına ortalama ciro veya benzeri rakamlar bilinmez. Hesaplamalar “tecrübe” ye dayanır. Sipariş sonrası maliyetleme gerçekleşmez.
Sipariş kabulu ve işleme sürecinde eksiklikler
Teklifler sistematik ve derhal işlenmez, yalnızca müşteri kendisini hatırlatırsa veya teklif için belirlenen son tarihler yaklaşınca işleme girer. Böylece yapılan işten istediğiniz geri dönüm alınamaz.
Üretim / İmalat eksiklikleri
Açık bir yönerge veya kural yok, “iş bu şekilde yapılır” sloganına göre üretilir. Çalışanlar yaptığı iş uğraşısına “bireysel” karar verir. Mevcut makineler ve ekipmanlar sıklıkla üretimi ve üretim sürelerini sınırlandırır. Üretim için gerekenleri dışarıdan daha ucuza alabileceğinize dair düşünceler yapılmaz.
Kalite sorunları
Müşteriler her zaman şikayet ediyor, ancak sorumlular neredeyse hiçbir zaman açıkça tanımlanamıyor. Ek maliyetler ortaya çıkıyor.
Personel kontrolü
Çalışanların çalışma kapasitelieri planlamak fikir edinilmez. İş yoğunluğunda pahalı harici iş gücü satın alınılır veya çalışanlar hafta sonu yüksek ücretler üzerinden, ödenmeli çalışılır.
Personel yönetimi
Çalışanlarda düzenli olarak ciddi sorunlar çıkmaktadır, hastalık izni yüksek. Kalifikasyon eksiklikleri tanımlansa bile, ekibin yaş ortalaması çok yüksek olduğu için kısa sürede problem çözülemez.
Pazarlama açıkları
Şirket işten işe kendini planlıyor. Piyasayı etkin bir şekilde yönetme konusunda herhangi bir strateji bulunmamakta ve sorumlu kimse bulunmuyor. Hatta, kendi hizmetleri veya ürünleri için hedef kitleler belirlenmiyor.
Eksik kurumsal strateji
Orta ve uzun vadeli hedeflerden yanı sıra, bu hedeflere nasıl ulaşılabileceği için planlar bulunmuyor.
Krize girmeyi engellemek için temel hamleler
Bu bölümde, şirketinizi krizden uzak tutmak için atabileceğiniz temel adımlar yer almaktadır. Elbette aşağıda belirtilen ipucu ve tavsiyelerden daha fazlası var, ancak genel anlamda, şirketinizi krizden korumak için yapmanız gereken en askari unsurları burada bulabilirsiniz.
Stratejik tahmin
Krize girmemek için şirketlerinizde bulunan veriler ile geleceğe dönük tahminler gerektirir. Bu tahminler, şirketinizin gizli potansyellerini ortaya çıkarır, aktif olduğunuz piyasanın değişikliklerini ve müşterilerin isteklerini hızlı tespit edebilirsiniz. Bu elzem olan stratejik tahminler yapmasına izin veren teknoloji bugün mevcuttur. Bu tahmin tekniklerinin özü, büyük ölçekli veya kapsamlı değişikliklerin etkisini doğru bir şekilde tahmin etmek ve değerlendirmektir.
Olasılık planlaması
Olasılık planları tahminlerin beklenen şekilde gerçekleşmemesi durumunda yerine uygulanabilinecek alternatif planlardır. İthalat kesildiğinde veya azaldığında, şirketler tedarikçilerden satın alma yönünde alternatif planlara sahiptir. Bundan dolayı, şirketin stratejik kararlarının büyük bölümü olasılık planları tarafından oluşturulan çerçeveye dayanmaktadır. Hazır olasılık planlarına sahip olma, bir şirketin yalnızca krize karşı korunmasına değil, aynı zamanda ortaya çıktıkça kriz durumlarını çözmesine yardımcı olur.
Sorun analizi
Bu yaklaşım olasılık planlamasına yakındır. Buradaki amaç, şirketin önemli bir sorun alanı tespit etmek ve bu sorun alanındaki tüm negatif etkileri ortaya çkıarmaktır.
Senaryo analizi (Risk analizi)
Senaryolar, önceden belirlenmiş bir sonuca yol açabilecek olayların sonuçlarını detaylandırma veya mevcut seçimlerin sonuçlarını dikkate alma girişimidir. Senaryolar, neden-sonuç süreçlerine ve karar noktalarına dikkat çekmek için tasarlanmıştır. Senaryo analizi, olumlu ve olumsuz durumları ve bunlara yol açan süreçleri önlemek ve kolaylaştırmak için uygulamaya konulabilecek alternatif çözümdür.
Sonuç: Dalgaları Aşmak ve Güçlenmek
Yazı boyunca ele aldığımız stratejiler ve ipuçları aslında tek bir amaca hizmet ediyor. O da işletmenizi fırtınalı havalarda bile ayakta tutabilmektir. Gördüğünüz gibi Kobi ve Kriz ilişkisi korkutucu görünse de doğru hamlelerle yönetilebilir bir süreçtir. Önemli olan duygusal kararlar verip küçülmek yerine finansal zeka ile hareket edip verimliliği artırmaktır. Bir işletme sahibi olarak Kobi ve Kriz sarmalına girdiğinizde yalnız olmadığınızı ve bu yollardan geçen binlerce girişimci olduğunu unutmayın. Tarih her zaman kriz dönemlerinde pes edenleri değil uyum sağlayıp yoluna devam edenleri yazar.
Unutmamalıyız ki Kobi ve Kriz süreçleri işletmelerin bağışıklık sistemini güçlendiren zorlu sınavlardır. Bu sınavı geçen şirketler güneş açtığında eskisinden çok daha sağlam ve rekabetçi bir yapıyla yollarına devam ederler. Eğer siz de Kobi ve Kriz gerçeğiyle yüzleşirken nakit akışınızı kontrol altında tutar ve ekibinizle şeffaf bir iletişim kurarsanız hasarı en aza indirirsiniz. Sonuç olarak Kobi ve Kriz dönemleri geçicidir ama bu dönemde edindiğiniz tecrübe ve dayanıklılık kalıcıdır. Önünüzdeki sis perdesi ne kadar yoğun olursa olsun pusulanız her zaman veriler ve sağduyu olsun. Bu Kobi ve Kriz mücadelesinden alnınızın akıyla çıkacağınıza olan inancınızı asla kaybetmeyin.
Sıkca Sorulan Sorular
Krizlerde KOBİ’ler neden büyük şirketlerden daha fazla etkilenir?
Büyük şirketlerin “yağ tabakası” (nakit rezervleri ve kredibilitesi) kalındır, krizi uzun süre tolere edebilirler. KOBİ’lerin ise nakit akışı genellikle “bıçak sırtındadır”. Ani bir talep daralması veya maliyet artışı, KOBİ’yi haftalar içinde nakit darboğazına sokabilir.
“Nakit Kraldır” (Cash is King) prensibi krizde ne anlama gelir?
Kriz anında kârlılık ikinci plana düşer, asıl olan likiditedir. KOBİ yöneticisi, bilançodaki kâra değil, kasadaki paraya bakmalıdır. Alacakları hızlandırmak, gereksiz stokları nakde çevirmek ve borç ödemelerini vadeye yaymak hayati önem taşır.
Kriz döneminde “Pazarlama Bütçesini” kısmak doğru mudur?
Genelde yapılan ilk hatadır. “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.” Krizde rakipler susarken sizin konuşmanız, pazar payınızı artırabilir. Ancak bütçe, pahalı reklamlar yerine daha ölçülebilir ve uygun maliyetli dijital kanallara kaydırılmalıdır.
KOBİ’lerin “Çeviklik” (Agility) avantajı nedir?
Büyük gemilerin (Holdinglerin) rota değiştirmesi zordur ve zaman alır. KOBİ’ler ise küçük teknelerdir, kararları hızlı alıp uygulayabilirler. Krizde iş modelini değiştirmek (Pivot etmek) veya yeni bir ürüne geçmek KOBİ için çok daha kolaydır. Bu avantajı kullanmak gerekir.
Krizde “Maliyet Kısıntısı” (Cost Cutting) nereye kadar yapılmalı?
“Yağları yakmalı ama kasları kesmemelisiniz.” Gereksiz lükslerden, verimsiz süreçlerden tasarruf edin ama üretimi sağlayan kilit personeli veya ürün kalitesini düşürecek ham maddeleri kesmeyin. Kaliteden ödün vermek, krizden sonra toparlanmayı imkansız kılar.
Kaynak
- Kriz kavramı: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kriz
- Küçük ve orta ölçekli işletmelerde kriz yönetimi – Nihat GÜLTEKİN Yrd. Doç. Dr. Harran Üniversitesi
- Sorun Analizi https://proje06.wikispaces.com/Sorun+Analizi
Fihrist
🚀 Teoriyi pratiğe dökmek ister misiniz?
Teori iyidir, ancak etki eylemle oluşur. Şirketlere ve yöneticilere, bu yöntemleri akademik yük olmadan, pratik bir şekilde uygulamaları konusunda destek oluyorum.