🗣️ Makale Özeti: Lider Olarak Doğru Anlamak ve Konuşmak
İletişim, ne söylediğiniz değil, karşı tarafın ne anladığıdır. İşte iletişim kazalarını önleyen 3 prensip:
- Cevap Vermek İçin Dinleme: Çoğumuz karşımızdakini anlamak için değil, ona vereceğimiz cevabı hazırlamak için dinliyoruz. Zihni susturup sadece karşıdakine odaklanmak (Empatik Dinleme), iletişimin zirvesidir.
- Basitlik (Simplicity): Einstein’ın dediği gibi; “Bir şeyi basitçe anlatamıyorsan, yeterince iyi anlamamışsın demektir.” Liderlik dili, süslü ve karmaşık değil, net ve anlaşılır olmalıdır.
- Tutarlılık: Söylediğiniz, yaptığınız ve hissettirdiğiniz aynı hizada olmalıdır. Ekip, liderin ağzından çıkana değil, ayaklarının gittiği yöne bakar.
Giriş
Yöneticilik kariyerimde 8 yıl boyunca edindiğim tecrübeler, bana bir yöneticinin en önemli yeteneklerinden birinin doğru anlamak ve doğru konuşmak olduğunu öğretti. Başarılı bir yönetici olmanın yolu, insanları doğru anlamak ve onlarla etkili bir şekilde iletişim kurmaktan geçer. Bu makalede, bu yeteneklerin faydalarını ve zararlarını kendi perspektifimden ele alarak, Türk toplumunda tanınmış kişiliklerden iki çarpıcı örnekle açıklayacağım. Bu yazı, siz okuyuculara yöneticilik yolculuğunda daha ileriye taşıyacak ipuçları ve gerçek hayattan örneklerle donatılmıştır.
Doğru Anlamak ve Doğru Konuşmak! Fayda ve Zararları
Bir yöneticinin doğru anlaması, hem ekibiyle hem de üst yönetimle kurduğu ilişkilerin temelini oluşturur. Doğru anlama yeteneği, sadece dinlemek değil, karşıdaki kişinin ne demek istediğini tam olarak kavramaktır. Bu yetenek sayesinde, yöneticiler çalışanların ihtiyaçlarını ve motivasyonlarını daha derinlemesine anlayabilirler. Bu da onları daha etkili bir şekilde yönlendirmeyi ve desteklemeyi mümkün kılar. Ayrıca, doğru anlama yeteneği, yöneticilerin karar alma süreçlerinde daha isabetli ve bilinçli hareket etmelerini sağlar. Bu sayede, hem bireysel hem de ekip bazında performans ve verimlilik artar.
Necip Fazıl Kısakürek Örneği
Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatının önemli muhafazakâr yazarlarından biridir. Bir gün, yakın bir arkadaşının ekonomik sıkıntı içinde olduğunu duyar. Arkadaşı, Necip Fazıl’a yardım istemek için başvurur. Necip Fazıl, durumu anlamak için onunla uzun bir sohbet yapar. Arkadaşının sadece maddi değil, manevi olarak da zor durumda olduğunu anlar. Bu anlayışla, sadece para yardımı yapmakla kalmaz, aynı zamanda ona moral ve motivasyon sağlar. Bu sayede, arkadaşı hem maddi hem de manevi olarak toparlanır. Necip Fazıl’ın doğru anlaması ve doğru konuşması, bir insanın hayatını olumlu yönde değiştirir.
Ancak, bu tür bir empati ve destek, bazen Necip Fazıl’ın kendi işlerine daha az zaman ayırmasına ve bu nedenle kendi projelerinin gecikmesine de yol açar. Doğru anlamak, yoğun iş temposunda dengeyi bulmayı gerektirir.
Doğru Konuşmanın Faydaları ve Zararları
Doğru konuşmak, yöneticilikte en az doğru anlamak kadar önemlidir. Açık, net ve empatik bir iletişim tarzı, ekip içindeki güveni ve motivasyonu artırır. Doğru konuşmak, hem olumlu geri bildirim verirken hem de yapıcı eleştirilerde bulunurken kullanılması gereken bir yetenektir.
Aliya İzzetbegoviç Örneği
Bosna-Hersek’in bağımsızlık mücadelesinin lideri Aliya İzzetbegoviç, savaş zamanında halkına sürekli olarak umut ve cesaret aşılayan konuşmalar yapmıştır. Bir gün, savaşın en zorlu döneminde, bir grup genç askerin moralinin çok düşük olduğunu fark eder. Onlarla bire bir görüşerek, hem savaşı kazanmanın önemini anlatır hem de onların fedakarlıklarının ne kadar değerli olduğunu ifade eder. Aliya’nın doğru konuşması, bu gençlerin morallerini yükseltir ve savaşa daha güçlü bir şekilde devam etmelerini sağlar.
Ancak, bu tür konuşmalar her zaman kolay değildir. Aliya, bazı durumlarda doğruyu söylemenin getirdiği tepkilerle karşılaşır. Özellikle zor ve acı gerçekleri ifade etmek, zaman zaman çatışmalara ve eleştirilere yol açar. Ancak, lider olarak doğruları söylemekten asla vazgeçmez.
Sonuç ve Tavsiye
Yöneticilik kariyerimde öğrendiğim en önemli derslerden biri, doğru anlamak ve doğru konuşmanın başarının anahtarı olduğudur. Ancak, bu yetenekleri dengeli bir şekilde kullanmak önemlidir. Her iki yetenek de hem faydalar hem de bazı dezavantajlar barındırır.
Bir hatıram ile bu makaleyi sonlandırmak istiyorum: İlk yıllarımda, bir çalışanımın motivasyon eksikliği yaşadığını fark ettim. Durumu anlamak için onunla bire bir görüşmeler yaptım ve aslında kişisel sorunlarının iş performansını etkilediğini öğrendim. Doğru anladığımı hissettiğinde, bana daha açık davrandı ve birlikte bir çözüm bulabildik. Bu süreçte, ona doğru konuşarak hem destek oldum hem de işine odaklanmasına yardımcı oldum. Bu tecrübe bana, her iki yeteneğin de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Son tavsiyem, bir yönetici olarak empati yeteneğinizi geliştirerek, doğru anlama ve doğru konuşma konularında kendinizi sürekli olarak geliştirmeye çalışmanızdır. Bu iki yetenek, kariyerinizde ve ekibinizin başarısında önemli bir rol oynayacaktır.
Kalın sağlıcakla…
Sıkca Sorulan Sorular
-
“Duymak” ile “Dinlemek” arasındaki liderlik farkı nedir?
Duymak biyolojik bir eylemdir; ses dalgalarının kulağa çarpmasıdır. Dinlemek (Aktif Dinleme) ise zihinsel ve duygusal bir eylemdir; söylenenin arkasındaki duyguyu ve niyeti deşifre etmektir. Kötü lider duyar, iyi lider dinler.
-
Liderler neden “Anladın mı?” sorusunu sormamalıdır?
Çünkü bu soru, karşı tarafı savunmaya iter ve sorumluluğu ona yükler (“Senin kapasiten yetti mi?”). Bunun yerine “Kendimi net ifade edebildim mi?” diye sormak, sorumluluğu liderin üzerine alır ve daha dürüst bir geri bildirim sağlar. Doğru Anlamak elzemdir!
-
Julian Treasure’ın HAIL Yöntemi (Konuşmanın 4 Prensibi) nedir?
Etkili konuşmanın dört temel taşıdır:
Honesty (Dürüstlük): Açık ve net olmak.
Authenticity (Sahicilik): Kendin olmak.
Integrity (Bütünlük): Sözünle özünün bir olması.
Love (Sevgi): Karşı tarafa iyi niyetle yaklaşmak. -
İletişimde “Sessizlik” (Silence) neden güçlüdür?
Çoğu insan sessizlikten korkar ve boşluğu doldurmaya çalışır. Oysa lider, bir soru sorduktan sonra sessiz kalarak karşı tarafa düşünme alanı açmalıdır. Sessizlik, en güçlü cevapların doğduğu yerdir.
-
“Beden Dili” sözlerden neden daha baskındır?
Albert Mehrabian kuralına göre iletişimin sadece %7’si kelimelerdir. %38’i ses tonu, %55’i beden dilidir. Lider “Sizi dinliyorum” derken telefona bakıyorsa (Beden dili), ağzından çıkan sözün hiçbir hükmü yoktur.
Kaynak
- Necip Fazıl Kısakürek: “O ve Ben”
- Aliya İzzetbegoviç: “Bir Liderin Savaş ve Barış Günlükleri”
Fihrist: Lider Olarak Doğru Anlamak ve Doğru Konuşmak

🚀 Teoriyi pratiğe dökmek ister misiniz?
Teori iyidir, ancak etki eylemle oluşur. Şirketlere ve yöneticilere, bu yöntemleri akademik yük olmadan, pratik bir şekilde uygulamaları konusunda destek oluyorum.