🎖 Makale Özeti: Doğal Otorite ve Lidere Saygı
Otorite, masaya yumruğu vurmak değil; varlığınla güven vermektir. İşte doğal liderliğin 3 altın kuralı:
- Karşılıklılık İlkesi: Saygı görmek istiyorsan, önce saygı göstereceksin. Çalışanına “emir kulu” gibi değil, “değerli bir insan” gibi davranan yönetici, sadakati mıknatıs gibi çeker.
- Bilgi ve Uzmanlık: “Ben şefim, ben bilirim” devri kapandı. Ekip, teknik bilgisine güvendiği veya öğrenmeye açık olduğunu gördüğü liderin peşinden gider. Bilgi, en sessiz ama en güçlü otoritedir.
- Duruş ve Nezaket: Kriz anında paniklemeyen, dik duran ama “Lütfen” ve “Teşekkür ederim” demeyi ihmal etmeyen lider, doğal bir çekim gücü yaratır. Nezaket zayıflık değil, medeniyet ve güç göstergesidir.
Giriş
Bir yönetici koltuğuna oturduğunuzda o kartvizitin veya kapıdaki tabelanın size otomatik olarak güç vereceğini sanıyorsanız büyük bir yanılgı içindesiniz demektir. Masaya yumruğunuzu vurarak sağladığınız sessizlik ile insanların size gerçekten inanarak sağladığı sessizlik arasında dağlar kadar fark vardır. İş dünyasının en zorlu denklemlerinden biri olan lidere saygı kavramı ne yazık ki marketten parayla satın alınabilen veya diploma ile kazanılan bir şey değildir. Bu tamamen sizin duruşunuzla, bilginizle ve insani yönünüzle ilmek ilmek dokuduğunuz görünmez bir bağdır.
Çoğu genç yönetici veya ekibini yeni devralan lider lidere saygı konusunu yanlış anlayıp bir korku imparatorluğu kurmaya çalışabiliyor. Oysa korkunun olduğu yerde gerçek anlamda lidere saygı değil sadece zorunlu bir itaat vardır ve kapı kapandığı an o itaat biter. Gerçek lidere saygı çalışanın yönetici odasında değilken bile onun kararlarına güvenmesiyle başlar. Eğer ekibiniz siz yokken arkanızdan “bizimki olsa böyle yapardı” diyerek size referans veriyorsa orada sağlıklı bir lidere saygı iklimi oluşmuş demektir.
Ancak bu noktaya gelmek sanıldığı kadar kolay bir yolculuk değildir. İnsan psikolojisini anlamak, egoları yönetmek ve en önemlisi kendi hatalarınızla yüzleşmek gerekir. Bu yazıda hiyerarşiden gelen o soğuk gücü değil karakterden gelen o sıcak otoriteyi konuşacağız. Çünkü lidere saygı duyulması istenmez, kazanılır. Eğer çalışanlarınızın gözünde sadece imza yetkisi olan biri değil de peşinden gidilecek bir rehber olmak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Gelin o zoraki itaati nasıl gönüllü bir lidere saygı bağına dönüştürebileceğimize ve doğal otoritenin şifrelerine yakından bakalım.
Saygı ve otorite nasıl bağlantılıdır?
Hayatınız boyunca birçok otorite sahibi insanlar ile geçmişte karşılaştınız ve gelecekte karşılaşacaksınız. Bu insanlar öğretmenler, profesörler, doktorlar ve hatta ebeveynleriniz olabilir. Bu insanların çoğu, doğuştan gelen bir otoriteye sahip değildir, çünkü bu insanların otoritesini genellikle yetkilerini üstünlüklerinden alırlar. Çocukken, ebeveynlerinize bağlısınız, ve bir öğrenci olarak öğretmenlerinizi dinlemeniz gerekir. İşyerlerinde ise çoğu yönetici, yalnızca kendine verilen yetki nedeniyle etki uygular.
Özellikle işyerlerinde saygınlık yokluğunda, kaliteli ve tecrübeli çalışanlar işyerinden memnuniyetsiz bir şekilde ayrılabilirler. Bu profil sahibi çalışanların işyerini değiştirme oranı gün geçtikçe artmaktadır. Şu kuralı unutmayın: Personel şirketten değil, yöneticiden istifa eder.
Liderler, çalışanlarını şirketine bağlamak için otorite kazanmanın, eski güç konumundan uzak bir şekilde, yeni yollarını aramalıdır. Otoriteye sahip olan bir yönetici veya liderler, otomatik olarak saygın değildir. Ancak çalışanların sizi saymasını sağlarsanız, otomatik olarak doğal bir otoriteye sahip olursunuz!
Bu yüzden çalışanlarınızın size saygı duymasını sağlamaya odaklanmalısınız. Başarılı olursanız, otoriteniz kabul edilir ve çalışanlarınız bu sebepten dolayı işten ayrılmalarını engellersiniz. Doğal otorite, başka bir kişiye bilgi ve karar verici olarak saygı duymalarını ve kabul etmelerini sağlayan açık, rahat ve kendine güvenen bir karizmayı tanımlar.
Saygı ne anlama gelir?
Saygı, günlük yaşamda herkesin ağzında sık ca kullanılan bir terimdir. Saygı kelimesini araştırdığınzda genellikle şu tanımlamaya rastlarsınız:
Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram… Bir kişiye, bir düşünüşe, bir eyleme, bir başarıya yüksek değer vermekten doğan özel bir duygu.
Yani saygı, bir kişiye özel bir dikkat şeklidir ve temel bir insan ihtiyacıdır. Her bireyin kendisine karşı duyduğu öz saygısı ve öz imgesi önemlidir.
Saygı karşılıklıdır!
Çalışanlarınızın saygısını ansızın kazanabilir veya kaybedebilirsiniz. Sosyal ya da iş ortamında saygısızca davranırsanız, size olan saygınızı hızla kaybedersiniz. Öte yandan, onlara takdir, saygı ve nezaketle davrandığınızda, insanların size saygı duyması daha olasıdır. Saygı gösterirseniz saygı görürsünüz. Sonuçta karşılıklı saygılı davranış sergilenirse durumdan her iki taraf da yararlanır! Örneğin işyerindeki çalışma ortamı olumlu yönde gelişir, bireylerin özgüvenleri artar ve sürekli olarak daha motive, daha mutlu ve daha üretken olurlar.
Çalışanlarınıza saygısızlık ederseniz kariyerinizin kısa süreceği kaçınılmazdır! Sonuçta, imajınız ciddi şekilde zarar görür ve en kötü ihtimalle, çalışanlar talimatlarınızı kasıtlı olarak görmezden gelmeye veya kariyerinizi sabote etmeye başlar. Saygısız davranışınız bariz olmasa bile iş hayatınızda otoritenizi korumak için sürekli çaba sarf edeceksiniz!
Lidere saygı ve doğal otorite nasıl kazanılır?
1. Mütekabiliyet
Daha önce de belirtildiği gibi, saygı öncelikle karşılıklılığa dayanır. Çalışanlarınız tarafından saygı görmek istiyorsanız, onlara saygı duyacaksınız! Asla aşağılayıcı hareketde bulunmayın ve haksızlık yapmayın. Çalışanlarınızı makine olarak değil, insan olarak görün ve ona göre davranın. Bu davranış size tam olarak saygınlık kazandırmaz, ancak çalışanlarına kötü davrananlar, aynı davranışı kendisine uygulandığını görecekler!
2. Tecrübe
Doğal otorite, deneyime de dayanabilir. Birçok genç çalışan tecrübeli ve deneyimli olan çalışanlara saygı duyar. Bu nedenle geçmişte bazı problemlerin nasıl çözüldüğünü anlatmaktan veya konuşmaktan zarar gelmez. Ancak, anlatırken kendiyle övünen bir resim çizmememiz gerekir! Daha fazla alçakgönüllülük göstererek deneyiminizin kendisine öncelik verilmesi gerekir.
3. Uzmanlık
Gerçek şu ki tüm yöneticiler deneyim sahibi değildirler. Özellikle genç liderler, daha deneyimli ve daha yaşlı çalışanlara liderlik etmesi çabucak bir sorun haline gelebilir. Bu durumda, uzmanlığınız size yardımcı olabilir. Uzmanlık alanında en iyisi olmanız ve uzmanlığınızı sürekli olarak geliştirmeniz gerekir.
4. Eleştiri
İnsan olmak aynı zamanda savunmasız olmak demektir. Mükemmel değilsiniz ve mükemmel olmaya da mecbur değilsiniz! Çalışanlarınıza mükemmel resmi çizmenin hiçbir anlamı yoktur, hatta zararı çoktur! Mükemmellik yerine, öğrenmeye istekli olduğunuzu ve eleştiriye açık olduğunuzu gösterin. Çalışanlarınızdan geri bildirim alın ve liderlik becerilerini geliştirmeye ilgi gösterin. Hata yaptıysanız özür dileyin. Ancak, çalışanların ve sizin aranızdaki sınıra da işaret edin. Sınırı geçmelerine müsade etmeyin!
5. Mizah
İnsanlığın bir başka noktası da – mizah! Kendinizi fazla ciddiye almayın. Tabii ki, işte sadece güllük gülistanlık zamanlar olmaz, stresli zamanlarda olacaktır. Ancak, her zaman çalışanlarınızla içten bir gülümseme için zaman bulun. Bu sadece sizi daha sempatik kılmakla kalmaz, aynı zamanda stresi azaltır ve günlük çalışmanızı tatlandırır. Sempati, karşılıklı saygı açısından da önemli bir faktördür.
6. Adapte olmak
Ne kadar çok mizah sergiliyorsanız, çalışanlarınıza ne kadar sempati duyuyorsanız, ait (adapte) olma olasılığı o kadar artar. İnsanlar, liderleri rakip olarak görme eğilimindedir ve içgüdüsel onlara karşı direnirler. Bu, insanın özerklik (otonomi) arayışının doğal bir parçasıdır.
Bu nedenle, çalışanlarınızla yukarıdan aşağıya yerine eşit bir temelde buluşmak iyidir. Dikkat, aşırıya kaçmayın: Yöneticiler ve çalışanlar arasındaki oluşan bir dostluk, genellikle sorunludur. Bir şakacıya ya da en iyi arkadaşa dönüşmeniz, ciddiye alınmamanıza sebep olur. Burada da, doğru dengeyi bulmak önemlidir.
7. Öngörülü olabilmek
Çalışanlarınızın saygısını kazanmak istiyorsanız, öngörülebilir olmanız gerekir. Açık ve net bir çizginiz olmalı ve bu tarzına sadık kalmalısınız. İsteklerinizi ve sınırlarınızı iletebilmelisiniz.
Çalışanlarınızın sergiledikleri davranışları sorgulayın veya övün. Çalışanlara karşı davranışlarınızda herhangi bir fark olursa, keyfi olarak değerlendirilir ve gözde elemanların olduğu şüphesi oluşur. İyi günde de kötü günde de, daima aynı kişi olarak hareket edin!
8. Güvenilirlik
Öngörülebilir olmak aynı zamanda güvenilir olmak anlamına gelir. Her zaman dakik ve iyi hazırlanmış olun. Çalışanlarınız için bir (güvenilirlik konusunda) rol model olarak hareket edin. Verdiğiniz sözlerini tutun!
9. Nezaket
Nezaket göstermek bir saygı işaretidir. Bir meslektaşından hoşlanmıyorsanız, bir müşteri ile bir anlaşmazlık yaşıyorsanız veya danışmanınız tarafından azarlanıyorsanız: Her zaman kibar olun ve iyi bir örnek konumuna gelin.
Lütfen ve Teşekkür kelimelerini bol kullanın, asla hakaret etmeyin! Ne iş hayatınızda ne de özel hayatınızda! Nezaket kurallarına dikkat eder ve yaşarsan, çalışanlarından nezaket talep edebilir ve saygı duyabilirsin.
10. Adalet
Adil olun. Tüm çalışanlara aynı davranın. Çalışanların içinde yetenekli olarak nitelendirdiğiniz olanlara da aynı davranın. Tüm çalışanlar aynı kurallara uymalıdır. Anlaşmazlıkları mümkün olduğunca adil bir şekilde çözmeye çalışın. Gerekirse arabulucu bile devreye sokun.
11. Özgüven
Özgüveniniz belirgin olsun! Özgüvenli bir davranış, saygı oluşturacak ve bu saygıyı gördüğünüzde sizin özgüveniniz artacak. Dik bir duruş, güçlü bir yürüyüş ve sarsılmaz bir huzur insan içgüdülerine hitap eder ve doğal bir lider olarak kabul edilme şansını arttırır.
12. Memnun olmak
Memnun olmanız gerekir. Bulunduğunuz konumun iyi tarafını göz önünde bulundurmalısınız. Bu niyet ise doğal otorite için önemli bir unsurdur. Liderliğinizde memnun değilseniz, size asla saygı gösterilmeyecektir!
Sonuç: Otoritenin Doğal Hali
Yolculuğumuzun sonuna geldiğimizde şu gerçeği net bir şekilde görüyoruz ki koltuklar geçici ama bırakılan izler kalıcıdır. Bir organizasyonda lidere saygı kültürünü yeşertmek bir gecede olacak iş değildir. Sabır, tutarlılık ve büyük bir emek ister. Siz çalışanlarınıza insan olarak değer verdikçe, adalet terazisini şaşmadan tuttukça ve bilginizle onlara yol gösterdikçe o arzuladığınız lidere saygı kendiliğinden oluşmaya başlayacaktır.
Unutmayın ki insanlar robot değildir ve duygularıyla hareket ederler. Sizin onlara yaklaşımınız, kriz anındaki tavrınız ve başarılardaki alçakgönüllülüğünüz lidere saygı seviyesini belirleyen temel taşlardır. Zorlama yöntemlerle veya baskıyla elde edilen otorite kumdan kale gibidir ve ilk dalgada yıkılır. Ancak sevgi ve güven temeline dayalı lidere saygı en sert fırtınalarda bile gemiyi limana yanaştırmanızı sağlar.
Kendinize şu soruyu sorun: “Yarın yetkilerim elimden alınsa bu insanlar beni hala dinler mi” Eğer cevabınız evet ise gerçek bir doğal otoriteye sahipsiniz demektir. İşte o an lidere saygı kavramının unvanlardan bağımsız, tamamen sizin karakterinizle ilgili olduğunu anladığınız andır. Bu tavsiyeleri hayatınıza entegre ederek sadece yöneten değil aynı zamanda ilham veren biri olabilirsiniz. Çünkü hak edilen lidere saygı bir yöneticinin kariyeri boyunca kazanabileceği en büyük madalyadır.
Kalın sağlıcakla…
Sıkca Sorulan Sorular
-
“Doğal Otorite” ile “Hiyerarşik Otorite” arasındaki fark nedir?
Hiyerarşik otorite, gücünü kartvizitteki unvandan alır; “Ben müdürüm, dediğimi yap” der. Doğal otorite ise gücünü karakterden, bilgiden ve tutumdan alır. Çalışanlar, hiyerarşik lidere “zorunda oldukları” için, doğal lidere ise “inandıkları” için itaat ederler.
-
Lider ile çalışan arasında “Arkadaşlık” sınırı nasıl çizilmelidir?
Samimiyet ile laubalilik karıştırılmamalıdır. Yönetici mizahı kullanabilir ve sıcakkanlı olabilir (sempati), ancak “kanka” moduna girmek otoriteyi sarsar. Çalışan, lideri bir “oyun arkadaşı” olarak değil, zor zamanlarda sığınılacak bir “liman” ve adil bir “karar verici” olarak görmelidir.
-
“Tutarlılık” (Öngörülebilirlik) neden güvenin temelidir?
Bir gün gülen, ertesi gün sebepsizce bağıran bir yönetici “tehlikeli” algılanır. Doğal otorite, davranışların tahmin edilebilir olmasına dayanır. Çalışan, “Yöneticim bu durumda ne tepki verir?” sorusunun cevabını bilirse kendini güvende hisseder. Güvenin olduğu yerde saygı yeşerir.
-
Bir lider hatasını kabul ederse otoritesi sarsılır mı?
Aksine, güçlenir. Mükemmel görünmeye çalışmak (özellikle genç liderlerde) yapay durur ve samimiyeti öldürür. “Burada hata yaptım, düzeltiyorum” diyebilen lider, “insan” olduğunu gösterir ve ekibine dürüstlük dersi verir. Bu, kırılganlık değil, özgüven göstergesidir.
-
“Adalet” duygusu otoriteyi nasıl etkiler?
Yöneticinin bir çalışana ayrıcalık tanıması (favoritism), diğerlerinin saygısını anında yok eder. Doğal otorite, herkesin aynı kurallara tabi olduğu bir iklimde büyür. En yetenekli çalışana bile, kuralları ihlal ettiğinde gerekli uyarıyı yapabilmek, liderin adalet terazisinin şaşmadığını kanıtlar.
Kaynak
- https://arbeits-abc.de/mitarbeiter-binden-fluktuation-senken
- https://www.apriori.de/natuerliche-autoritaet
- https://www.turkcebilgi.com/sayginin-anlami-nedir
Sesli Makale
Fihrist
🚀 Teoriyi pratiğe dökmek ister misiniz?
Teori iyidir, ancak etki eylemle oluşur. Şirketlere ve yöneticilere, bu yöntemleri akademik yük olmadan, pratik bir şekilde uygulamaları konusunda destek oluyorum.