Yapay zeka, günlük yaşamımızda giderek fazlasıyla yer kaplamakta ve çok çeşitli alanlara temas etmektedir. İnsan düşünce ve eylem süreçlerinin yapay zeka tarafından benimsenmesi, şirketlere de yansımaya devam ediyor.

Dijitalleşme ve büyük veri (Big Data) zamanlarında yapay zeka desteğiyle, kararların daha hızlı alınması, iş süreçlerinin sürekli iyileştirilmesi ve verilerin hızlı işlenmesi şirketlere yardımcı olabilme potansiyeline sahiptir. 

Bundan dolayı analiz için insan çalışanlar yerine veriye dayalı ve hassas yapay zeka yeteneklerine güvenmek çok cazib gelmektedir ve böylece şirket hedeflerine daha etkili şekilde ulaşabilme olasılığı daha yüksek olarak düşünülmektedir.

Şirketlerde karar vericiler, büyüme potansiyelinin dışında hem görevlerinin hem de şirketin stratejik yönünün yapay zeka ile temelden değişeceğine kanaat getirmiştir. Bu değişimin içinde yöneticilerin rölü de yeniden şekillendirilecektir.

Yöneticilerin çalışmaları algoritmalar ve yapay zeka ile değiştirilirse, ki bu da veri odaklı bir ekonomide giderek artan bir durum haline geliyor, eski yöneticilik ilkeleri artık kullanılamaz hale gelecektir.

Yapay zekanın şirketlere gelişi, iş profillerinin ve görevlerin de değişeceği anlamına geliyor ve yeni meslekler öncekilerin yerini alacaktır. Yöneticiler, şirketin başarısından büyük ölçüde sorumluluk taşıdığı için, yeni mesleklerin ve yeni teknolojilerin getirdiği değişikliklere uygun şekilde hazırlıklı olması çok önemlidir. Fakat hangi yöneticilik alanları değişiyor ve bu, yöneticilerin günlük çalışmaları için ne anlama geliyor?

Institute for Applied Work Science e.V.’nin (ifaa) gelecekteki çalıştayının sonucunda yöneticiler için 6 alanda değişiklikler söz konusu olduğunu belirtiyor:

  •  Yöneticinin rolü
  •  Kararları ve sorumlulukları
  •  Verilerin işlenmesi
  •  Kurumsal kültür
  •  Görevler ve iş profilleri
  •  İletişim ve beraber çalışmak

Yöneticinin rolü

Hiç şüphe yok ki yapay zeka, makine öğrenimi ve robotik süreç otomasyonu işlevleri zaman geçtikce gelişiyor. Bazıları gelecekte bir robot yönetici için çalışıp çalışmayacağını merak ederken, muhtemelen tam tersi olacaktır! Ama mevcut yöneticilik becerileri önemli ölçüde değişmek zorunda kalacaktır.

Yöneticiler, yönetim görevlerindeki yeni koşulları değerlendirerek, değişime hazırlanmak için becerilerini geliştirmek için çabalamaya başlamışlardır. Bunun nedeni ise, hızla büyüyen şirketlerin yöneticileri uzun süredir yapay zeka ve sonuçlarıyla uğraşmasından kaynaklanmaktadır.

Şirketler, yapay zekanın başarılı bir şekilde kurulabilmesi ve sonrasında çalışabilmesi için kurumsal yönetimin hem insanların hem de makinelerin liderliğini garanti etmesi gerektiği görüşündedir. Bunun için strateji, satış ve pazarlama alanlarında uzman olmaktansa yeni teknolojilerin anlaşılmasına daha fazla önem vermektedirler. Bir yöneticinin AIQ’nun (Yapay(A) IQ) en önemli üç unsurunu eşit olarak içeren bir yetkinlik profiline (Teknoloji, İnsan, Veri) ihtiyaç duyulması gün geçtikçe artmaktadır.

Daha önce olduğu gibi, yöneticilerin yapay zekadan etkilenen çalışma alanlarının yönetimine entelektüel (IQ) ve duygusal (EQ) zeka dengesi getirmeleri gerekecek.

IQ söz konusu olduğunda, yöneticinin işlerini yapay zeka ile nasıl uyumlu hale getireceklerine dair bir vizyona ihtiyaçları vardır. Daha karmaşık görevler için daha fazla zaman kazanmak ve sonuçta üretkenliği arttırmak için yapay zekanın nasıl kullanılabileceğini bilmesi gerekir.

Bununla birlikte, çok daha önemli olan, EQ ve insanlarla uğraşmakla ilgili becerilerdir. İşgücünü yeni teknolojinin faydalarına ikna etmek, onları dahil etmek ve değişim korkularını ortadan kaldırmak için çok önemlidirler. Yeni çalışma ve düşünme tarzına uyum sağlama konusunda çalışanların desteğe ve eğitime ihtiyacı olduğunu unutmamak gerekir.

Makineler çok daha hızlıdır ve insan beyninden çok daha fazla bilgi üretebilir. Bu nedenle yumuşak yönetim becerileri (Soft Skills), belirli uzman bilgilerinden veya yüksek bir IQ’dan daha önemlidir.Güven veya dijital etik gibi konular giderek daha fazla ön plana çıkmaktadır. Harvard Business Review’a göre, teknik uzmanlık, kararlılık, yetki veya hızlı kavrama gibi belirli nitelikler daha az önemli hale gelecektir. Daha çevik bir çalışma dünyasında, tevazu, uyum, vizyon ve sürekli bağlılık gibi yönetici nitelikleri daha önemli bir rol oynayacaktır.

Karar ve sorumluluklar

Yöneticiler, yapay zekanın kritik iş kararları vermelerine yardımcı olacak içgörüler ve bilgiler sağlayabileceğine inanır. Karar otomasyonunun amacı, karar vericilerin yalnızca bir denetim otoritesine dönüşmesi olgusunda görülmemeli. Daha çok yeni sorumluluk alanları ve değişen yapıların yeni bir iş bölümü anlamında değerlendirilmelidir.

“Yapay zeka, gelecekte geniş kapsamlı yönetim kararlarına yardımcı olacak, ancak bunları otomatik olarak vermeyecek.

Nihayetinde bu, yöneticilerin otomatikleştirilebilen görev ve karar verme de feragat etmesi meselesidir. Karar alıcı bir yönetici için bu, başlangıçta bir kontrol kaybı olarak algılayabilinir. Bu nedenle, otomasyon sınırları iyi belirlenmeli ve yöneticinin yaratıcılık ve otomatikleştirilemeyen faaliyetlere ek olarak, karar verme görevinden tam bir çıkışla sonuçlanmayan daha fazla kontrol sorumluluğu verilecektir.

Verilerin Yönetimi

Yukarıda belirttiğimiz üzere yönetici yerine yapay zekanın otomasyon yapilabilecek alanlarda kararlar vermesi cazip bir fikir olmaktadır. Ancak dikkatli olunması gereken önemli bir husus var. Kullanılan veriler, algoritmik kararlar üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Nitel bir veri temeli sağlamak, algoritmik kararları kontrol etmenin önemli bir parçasıdır.

“Yapay zeka sistemlerini kullanırken veri kalitesi ve veri koruma herzaman merkezi bir unsurdur.”

Bu nedenle yöneticilerin eğitim yoluyla duyarlı hale getirilmesi ve veri yönetimini, yanlış verilerin yapay zekanın karar verme sürecini etkilemeyecek şekilde kurulması son derece önemlidir. Ayrıca yöneticiler, veriler ile ilgili Avrupa Genel Veri Koruma Yönetmeliğini (GDPR) hatırlamalıdır. Bu, yapay zeka kullanımına ilişkin çeşitli kurallar içerir.

Kurumsal kültür

Analiz odaklı veri işlemenin artması nedeniyle, otomatik karar verme ve bir kuruluşun yapısındaki ve süreç organizasyonundaki değişiklikler ilgi odağı haline gelmekte. Veriler daha kapsamlı ve daha hızlı sunulmakta, bilgiler zamandan ve lokasyondan bağımsız olarak üretilmekte ve buna göre kararlar verilebilir hale gelinmektedir. Verilen kararların etkisini de sayısallaştırılmış iş modellerinde otomatik olarak ölçülebilir ve değerlendirebilinir hale gelmektedir. Basitçe söylemek gerekirse, kuruluşlar iki geliştirme aşamasından geçer. Birinci seviye, BT destekli organizasyondur ve ikinci seviye yapay zeka destekli organizasyondur. 

Dijitalleşmenin ilk aşamasında, veriler kurumsal yapının (Big Data) genişliği boyunca erişilebilir ve kullanılabilir hale getirilir. Sonuç olarak, insanların giderek daha fazla veriye dayalı kararlar aldığı, veriye dayalı bir organizasyon haline gelir. 

Dijitalleşmenin ikinci aşamasında, yapay zeka sistemleri şeklindeki akıllı algoritmalar şirketlere çalışmaya başlar. Ortaya çıkan yapay zeka destekli organizasyonda, algoritmalar karar vermede tavsiye sağlar ve hatta bireysel kullanım durumlarında bağımsız olarak kararlar verir. 

Şirketlerde insan ve makine arasındaki etkileşimi sağlamak için çalışanlar arasındaki organizasyon yapısında ve beceri gelişiminde temel değişiklikler gereklidir.

İş faaliyetlerine ilişkin veriye dayalı içgörüler, analizlerden ve yenilikleri başlatarak yeni ve modern iş süreçleri tasarım yönetim görevini destekler. Bunlar, kurumsal yönetimi iyileştirme dürtülerine ek olarak, yönetim gereksinimlerini, yasal zorlukları, uygulama karmaşıklığını, organizasyonel değişiklikleri, algılanan kontrol kaybını ve inovasyon yönetimi ihtiyacını da içeren farklı eylem türlerine ayrılır. 

Başlangıçta, iş süreçlerinde artan dijitalleşme ve çeviklik nedeniyle yönetim gereksinimleri ortaya çıkar. Yasal çerçeve koşulları ayrıca teknik gereksinimlerin karmaşıklığını ve dolayısıyla teknik uygulamayı da artırmaktadır. Kuruluşlar, insanlar ve makineler arasındaki işbirliğini şekillendirmek ve potansiyel faydalarından yararlanabilmek için yapılarını temelden değiştirmeye hazır olmalıdır.

Görev ve İş profilleri

Bir çalışanın zamanını alan manuel kontrol içeren görevler, bir algoritma tarafından saniyeler içinde yapılır. Burada önemli olan bir sonraki çığır açan derin öğrenme algoritmalarını geliştirmek değil, daha önemlisi saniyeler içinde yapılan işlerin kalitesini yüksek tutmak ve müşteriler için bu yeni algoritmalardan ölçülebilir iş senaryoları geliştirmektir. 

Kullanılabilinir sonuçlar elde etmek için bu alt yapıyı sağlayan uygun iş profiline sahip olan çalışanlarınız olması gerekir! Yapay zekanın yüksek karmaşıklıkları nedeniyle, çıkan işleri ancak farklı bilgi birikimi getiren uzmanlardan oluşan bir ekiple çözebilirsiniz. Aşağıda, şirketinizde asgari olarak bulunması gereken iş profillerini listeledim.

Yapay Zeka danışmanı (AI Consultant)

Bir yapay zeka çözümü geliştirilmeden önce müşteri probleminin anlaşılması gerekir. İdeal olarak, bunlar endüstriyi ve süreçleri derinlemesine anlamanın yanı sıra veri bilimi bilgisine de sahip olan “karma” bir danışmanlardır.

Veri Mühendisleri (Data Scientists)

Çeşitli kaynaklardan gelen verilerin toplanması, bunların hazırlanması ve makine öğrenimi algoritmalarına sunulması ile ilgilenirler.

Veri bilimciler (Data Scientists)

Eldeki göreve bağlı olarak, uygun makine öğrenimi veya derin öğrenme algoritmalarını seçerler, onları test verileriyle eğitir ve bunları konuşma tanıma ve oluşturma veya video işleme gibi uygulamaları etkinleştirmek için iyileştirirler.

Yazılım mimarları (Software Architect)

Geliştirilen algoritmaları kullanılabilir bir uygulamada uygularlar ve bunları müşterinin mevcut iş süreçlerine ve sistemlerine entegre ederler.

Proje Müdürü (Project Manager)

Yukarıda belirtilen uzmanlar arasındaki işbirliği, özellikle daha karmaşık projeler için verimli bir şekilde proje yöneticileri tarafından koordine edilmelidir.

Bunun dışında bildiğimiz klasik BT iş profillerine de ihtiyaç vardır. Bu iş profil listesi her şirket için farklı olabilir.

İletişim ve Beraber çalışmak

Beraber çalışmayı teşvik etmek

Departman sınırları genellikle disiplinler arası çalışmaların önündeki engelleri (Ayrı Mekan, Silo zihniyeti, …) oluşturur. Karmaşık teknik sistemlerin uygulanmasında, uzman disiplinler arasındaki işbirliği en baştan önemlidir. Yapay zeka sistemi, uzman disiplinlerden gelen çözümlerin simbiyozu olduğu için teknik düzeyde bırakılamaz. Zaten başlayan projede ilk başta yapılan beyin fırtınası aşamasında, farklı alanlardan insanları bir araya getirildiğinden dolayı, beraber çalışmak zorunda kalınmaktadır. Bu displinler arası oluşumu proje süresinde ayakta tutulması gerekir.

“Çeşitlilik, yenilik için bir itici güçtür.” 

Yapay zeka dünyasındaki yöneticiler için bu işbirliği, uzman disiplinlerin bir araya gelerek etkili bir şekilde birlikte çalışarak, yeni çözümlere yer ve ilgi bırakacağı şekilde tasarlamak anlamına gelir.

  • Beraber çalışmanın faydalarını fikir olarak tekrar değerlendirin
  • Disiplinler arası çalışma için alanlar ve zamanlar oluşturun
  • Yeni (teknik) çözümlere ve yöntemlere açık olun
  • Çeşitliliği teşvik edin

İletişimi desteklemek

Yapay zeka sistemlerinin tasarımında, zorluğun yüksek karmaşıklığı nedeniyle farklı disiplinlerden insanlar bir araya gelir. Kavramlar ve fikirler dünyası, eğitim aldığınız disiplin tarafından şekillendirilir. Bu nedenle iletişimdeki yanlış anlamalar kaçınılmazdır.

Buna, kişinin kendi sistem görüşünün sunumunu destekleyici açıklayıcı araçların olmaması da eklenmiştir. Bu, özellikle gereksinimlerin belgelerinde veya teknik tartışmalardan elde edilen sonuçlarda belirgindir. Gereksinimler, mimari ve davranış biçimindeki sistem tanımı, sistemdeki karmaşık ilişkilerin disiplinler arası soyut bir görünümünü verir. Grafik temsil biçimleri sayesinde, bu modeller hızlı bir şekilde yakalanabilir ve içerik belgelenebilir ve iletilebilir.

  • Disiplinler arası ekipleri iletişimde destekleyin
  • Onları modelleri kullanmaya teşvik edin
  • Modellerin ortaya çıkması için çerçeve koşulları oluşturun
  • Yanlış anlamalara karşı tetikte olun ve disiplinler arasında arabuluculuk yapın

SONUÇ

Yöneticilerin vazgeçilebilir olup olmadığı sorusuna net bir cevap var! Yöneticiler her zaman olmak zorundadır. Çünkü yöneticilik sadece doğru kararları vermek değil, her şeyden önce bir rol model ve destekleyici olmak demektir. Yöneticiler, özellikle değişim zamanlarında ekiplerindeki insanlara ilham vermeli, motive etmeli ve duygusal olarak onları desteklemelidir.

Bunun dışında bir yönetici üretkenlik sürecini yönetmeli ve ekip üyeleri arasında arabuluculuk yapmalıdırlar. Çalışanlar içinde dengeyi sağlamak için empati, iletişim becerileri, yaratıcılık ve insan doğası bilgisi gibi sözde yumuşak becerilerin (Soft Skills) önemli ölçüde kullanılmasını gerektirir. Öngörülebilir gelecekte, yöneticilerdeki insani ve duygusal faktör bu nedenle gittikçe daha önemli hale gelecektir!

Ekip ve yönetici arasındaki ilişki başka alanlarda da değişecektir. Faaliyetlerde artan veri şeffaflığı, performans hakkında daha doğrudan ve ayrıntılı geri bildirim verebilecek konuma gelerek bu durum çalışanları hem motive hem de hayal kırıklığına uğratabilecektir. Burada yöneticileri yeni ortama göre eğitim verilerek bu geri bildirimi olabildiğince tarafsız bir şekilde iletmenin yollarını bulmayı öğrenmelidir.

Yapay zeka tarafından yapılan bir performans değerlendirmesi, duygusal bileşen eksik olduğu için, yardımcı olabilir. Ancak, böyle bir değerlendirme de anlaşılır ve doğrulanabilir olmalıdır.

Gelecekte, yapay zeka uygulamaları, sağlam temellere dayanan kararlar alması için yöneticileri operasyonel görevlerde giderek daha fazla destekleyici ve aynı zamanda kademeli olarak lojistik ve seçici yönetim işlevlerini (örneğin: maliyet azaltma seçenekleri, yatırım ve yeniden yapılandırma kararları) üstlenecektir. Bu kararları sorgulamak ve gerekirse düzeltmek yöneticinin sorumlu olduğu alan olacak ve öngörülebilir gelecektede devam edecektir.

Yöneticinin işbirliği, değişim ve teknolojiye yönelik olumlu tutumu çok önemlidir. Sorunlara odaklanmak yerine fırsatları ve zorlukları değerlendirmelidir.

Elbette, yeni teknolojileri ve özellikle de yapay zeka gibi güçlü araçları ekili ve etik bir şekilde nasıl kullanılabileceği tartışılması gerekmektedir. Ancak bir şeyi unutmamalıyız: Yapay zeka, büyük sosyal ve küresel sorunları çözmemize yardımcı olabilir. Bu potansiyeli gerçekten kullanabilecek ilk nesiliz. Bu büyük bir çalışma ve sorumluluk, ama daha da büyük bir hediye olmaktadır.