İşyerinde iletişim kanalları vücuttaki damarlar gibidir. Bu damarlar açık olduğu sürece bilgi, içinde bulunduğu sistemin en uç noktasına ulaşır ve şirkete hayat verir. Sistem saat gibi çalışır, çalışanlar mutlu ve üretken olur! Yani şirketiniz başarılı olmaya devam eder. Bir işletme içindeki iletişim çeşitli engellerle sınırlandırıldığında veya engellendiğinde, çalışanlar arasındaki ilişki zayıflar, güven sarsılır ve dayanışma bozulur. Kısacası, şirketiniz kendi kendine bir krize doğru sürüklenir.

İletişim kanallarının açık veya kapalı olması, şirketin iletişim kültürüne bakar. Bu iletişim kültürü davranış, algı ve yargı ile şekillenir ve sistematik bir şekilde hedeflere yönlendirilir. Amacını aşan bazı tutumlar, bir kişinin kariyerinde ve hatta tüm yaşamında derin kırılmalara yol açabilir. Unutulmamalıdır ki, her insanın haysiyeti dokunulmazdır!

Bu yazımda çalışanlara ve yöneticilere başarılı iletişim önerilerinde bulunmak istiyorum. Unutmayalım ki, iletişim olmadan başarılı çalışma olmaz!

Çalışanlara tavsiyeler

  1. Arkadaşlarınıza tebessüm etmeyi, selam vermeyi, hal hatır sormayı, iletilerine kısacık da olsa karşılık vermeyi önemseyin.
  2. Yardım edenden bilgi paylaşana, dikkatle dinleyenden hatanızı düzeltene, evrak getirenden telefon bağlayana kadar iş hayatınıza dokunan herkese teşekkür edin.
  3. Arkadaşlarınıza iş ailenizdeki kardeşleriniz gibi davranın, samimi ve hoşgörülü olun, ayrıldığınız değil ortak yönlerinizi öne çıkararak uzlaşma ve dayanışma kültürü oluşturun.
  4. Çoğu kırgınlıklar eksik iletişim ve yanlış anlamadan kaynaklanır. Elinizi uzatarak, özür dileyerek, arkadaş yardımı alarak en kısa sürede barışmaya çalışın.
  5. Dolaylı ve gizli iletişim işyerinde kuşku ve güvensizlik duygusu yayar. Doğal iletişim kanallarını hep açık tutun ve yalnız bunları kullanın.
  6. ‘Siz’ sözcüğü güvenlidir; ama aranızdaki yakınlık birbirinize ‘sen’ dedirtebilir. Ancak ‘sen’ dediğinizden ‘siz’ beklemeyin. Bu sözcükleri üst/ast olmakla ilişkilendirmeyin.
  7. Ekip ruhuyla çalışın. Başkalarından daha yetenekli olduğunuz alanlarda birlikte emek verip, ‘Bu bizim eserimiz.’ diyeceğiniz ve ortak gurur yaşayacağınız yeni şeyler üretin veya geliştirin.
  8. Mütevazı olun, yardım etmeyi sevin; işinizden ne alacağınızdan önce işinize ne verebileceğinize odaklanın; öğrenmeyi, üretmeyi ve başarmayı amaç edinin; işinizi tutkuyla, en iyi şekilde yapın.
  9. İlgi duyduğunuz, yararlı gördüğünüz konularda araştırmalar, özgün çalışmalar yapın ve bunları paylaşın. Eserinizi yaymanın ve çevrenizle ilişki sağlama veya geliştirmenin değerini hissedin.
  10. Kuruluşunuzun -varsa- üretim birimlerini, atölyelerini, şantiyelerini ziyaret edin. İşin zorluğunu, çalışanın alın terini, emeğin değerini görün ve takdir edin; bunları iş ilişkilerinizde dikkate alın.
  11. İhtiyacı olan her arkadaşınızın yardımına koşun. Ama yaptığınız iyilikleri hatırlamayın ve asla hatırlatmayın. Size yapılan iyilikleri ise unutmayın.
  12. ‘Diklenmeyin ama dik durun.’, ‘Söylenmeyin; söyleyin.’ İdealleriniz için mücadele edin; ama bunu yaparken başkalarını karşınıza almayın, onları incitmeyin. Kendinize güvenin; düşüncenizi tereddüt etmeden, etrafa fısıldamadan, açık olarak ifade edin.
  13. İşyerinde tatlı rekabetlere girmeniz size de, işe de katkı sağlar; ama bunu alınganlık, dargınlık noktalarına getirmeyin. Erdemli bir insan olarak arkadaşlarınızın başarısına da alkış tutun.
  14. Yönetimle sorun yaşayan bir arkadaşınızla aranıza mesafe koymayın; kendinize olan saygınızı düşünün. Empati yapın ve ilgiye en çok ihtiyaç duyduğu süreçte onu yalnız bırakmayın.
  15. Kendisinden yeni bir şey öğrenilmeyen iş arkadaşı yoktur. Her fırsatta ya arkadaşlarınıza bir şeyler öğretiyor ya da onlardan bir şeyler öğreniyor olun. Zamanınıza değer kazandırın.
  16. Arkadaşlıklarınızı yıllara ya da makamlara feda etmeyin. İş hayatının ömür boyu sürebilecek yegâne kazanımı olan bu dostlukları köşe-bucak arayacağınız günlerinizin geleceğini unutmayın.
  17. Kuruluşundan beri her çalışanın işyerinizdeki emeğini takdir edin. Sizden öncekileri iyilikle anın.
  18. Bir görevin devri sırasında işyeri geleneklerine, etik değerlere ve arkadaşlık hukukuna saygı gösterin.
  19. Görevinizden ayrılırken, en büyük pişmanlığı kırdığınız kalpler için duyacaksınız. Böylesi ağır yükü taşımak istemiyorsanız, mesai arkadaşlarınıza karşı her zaman duyarlı ve nazik olmayı karakter edinin.
  20. Mükemmel ilişki ve iletişimin anahtarı olan şu hadisi yaşam rehberiniz edinin: ‘İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır.’

Yöneticilere tavsiyeler

  1. Herhangi bir makamda, çalışanlarla yüksek sesle, kaba ve küçümseyici konuşmayın. Çalışanların cesaretini kırma ve gururunu incitme hakkını hiç bir makan size vermez. Hata varsa, çalışanları değil hatalarını eleştirin. Amaç çalışanları utandırmak değil, çalışanların hatalarından ders almalarını sağlamaktır.
  2. Yönetici olarak önceliğiniz çalışanların mutluluğu olmalıdır. Küçük bir jest, biraz ilgi, kısa bir diyalog bile onlarda karşılık bulur.
  3. Bilgisi, yeteneği ve çalışkanlığı ile öne çıkan bir çalışanı bir zenginlik olarak değerlendirin ve destekleyin. Küçümseme ya da bastırma gibi ilkel yöntemler kullanma tuzağına düşmeyin.
  4. Bir çalışanınız ile sorununuz varsa, lütfen anında bir üst mevkiye şikayet etmeyin! Birlikte konuşarak sorunu sakince çözmeye çalışın. Bu yaklaşım zor ama doğru olanıdır.
  5. Bir çalışan herkez ile bilgi alışverişinde bulunabilir ve teşfik edilmesi gerekir. Ancak yöneticisi olarak tek size karşı sorumludur. Size bağlı olmayan bir çalışana direk (amirin üstü olsanız bile) talimat vererek iş istemeyin.
  6. İş yaptırırken emir verici değil, katılımcı veya ricacı bir dil kullanın.
  7. Telefonda sert tonda ve eleştirici üslupla konuşmayın. Stres yaşayan çalışanla sağlıklı iletişim kurulamaz.
  8. Kolay ulaşılabilir olun. Sizinle görüşmek isteyeni çevirmeyin. Ayakta ve güler yüzle karşılayın. Elini sıkın, çalışanı yanınızda rahat hissetmeyi sağlayın ve dikkatlice dinleyin.
  9. Yöneticilik pozisyonu kendi fikirlerinizi çalışanlarınıza dikte etmek için değil, daha çok çalışmalarını desteklemek, sorunlarını çözmek, ihtiyaçlarını gidermek için vardır.
  10. Çalışanlara rastgele görevler yerine yeteneklerini ortaya koyabileceği iş tatmini duyabileceği ve değer üretebileceği işleri yapmalarına fırsat verin.
  11. Görev verirken, çalışanların kendisinin bilgi ve yeteneğini kullanabileceği serbest bir alan sağlayın.
  12. Çalışanlarınıza aynı muameleyi gösterin. Görev dağılımıda sadece kendinize yakın çalışanlara ‘iyi’ görevleri vermeyin. İlişki ve iletişim düzeyiniz her çalışana benzer olsun.
  13. Çalışanların önemli günlerini hatırlayın, acılı ve sevinçli anlarında yanlarında olun, başarılarını övün, iş dışında da bir araya gelmeye çalışın.
  14. Bütün başarıları çalışanlarınıza mal edin. Yapılan hataları ise kendiniz üstlenin. Bu yüzden bedel ödemek zorunda kalsanız bile bunun tersini yapmayın.
  15. Geçmişte bazı iş çalışma arkadaşlarınıza ters düşmüş olabilirsiniz. Bunları unutun ve yeni bir sayfa açın.
  16. Bir karar alırken deneyimli çalışanlarınıza danışın, başkalarının beyin gücünden faydalanın.
  17. Toplantılara ekibinizden uygun kişileri çağırın ve aktif rol almaları için cesaretlendirin.
  18. Yerine getiremeyeceğiniz hiçbir konuda çalışanınıza söz veya ümit vermeyin. Ne onlara hayal kırıklığı yaşatın, ne de kendi saygınlığınıza zarar verin.
  19. Çalışanların görevlerini belirlerken birlik ruhuna, iyi ilişkilere ve doğal iletişime zarar vermeyecek bir hakkaniyeti ve adaleti sağlamaya büyük özen gösterin.
  20. Çalışanlrınız ile iletişimde makam ve yetkinin değil, bilgi ve deneyimin, dahası sevgi ve saygının gücünü kullanın. Bunların emir ve talimattan çok daha etkili olacağını aklınızdan çıkarmayın.

Özet

İş hayatına huzurlu bir şekilde devam etmek istiyorsanız, bu insan ilişkilerini doğru yönetmekten geçer. Bu ilişkiyi kurabilmek için iş ortamında makamınıza göre ölçülü iletişim uygulamanıza dikkat etmelisiniz. Hiç unutmayın, iletişim olmadan başarı olmaz!